Kayıtlar

Sokak röportaj

Yeni denizden çıkmışsın, gün batmak üzere. Gideceğin bir sonraki yeri biliyorsun. Hafif bir esinti saçlarını havalandırıyor. Yaz aylarının 10/10 senaryosu.  Bozcaada da tam olarak her gün aynı senaryo. Bilenler bilir ada aşığı bir insan olduğumu kabul ediyorum. Bozkırından denizine her şeyi ile her mevsim ayrı bir duyguya ev sahipliği yaptığını söyleyebilirim. Kışları daha durağan olsa da Nisandan sonra; geldi bahar ayları gevşer gönül yayları kıvamına bürünür. Kalabalığına sevmesem de gülen bir çift suratlar, kimseyi umursamadan dans eden ve sokaklarda söylenen şarkılar insan  ömrünü uzatmaya yeterli sebeplerden. Yine bir akşam ada sokaklarında dolaşırken Mahallemizin Esrafindan Berfin Ertan'a rastladım. Karşımda başka bir ada aşığı duruyordu. Berfin; severek takip ettiğim, hayallerinin peşinden emin adımlarla ilerleyen genç yetenek. Arkadaşlarıyla tatile gelmiş. Oyununu izledikten sonra üzerine konuşma fırsatımız olmamıştı. Yakalamışken bırakır mıyım hiç. O sıra kenara cekti...

Bir avuç yalnızlık

+Necmi bey +Necmi bey +Necmi duy beni Bazı insanlar vardır iyi gözükmek için ekstra çaba sarf etmezler. İyi olmak için uğraşmazlar. Yaptıkları iyilikleri görmezden gelirler. Çıkar ilişkisinden uzakta nasıl göründüklerine dikkat etmezler. Dışarıdan gelen sesleri sessize alıp devam ederler yoluna... 'Ben hiç konuşmam hiç rahatsız olmazsınız benden' Demişti Aynur teyze.. Gözünü kapatana kadardı tabi bu cümlesi. Gün içinde uyanık iken konuşmadığı her kelime uyurken yola revan oluyormuş meğer.  Yolu meğer ne uzun ne kederliymiş. Aynur teyze ile hastanede oda arkadaşıydık. 90 yaşlarında öyle çok ton ton olmayan mahallede top oynayan çocukları kovalayan eli maşalı teyzelerden. Bunu anlaması o kadar zor değildi onu gördüğümde. Çocukken çok topunuz kesilip çok koşturulan bir çocukluk geçirmişseniz ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız. Kendilerini gösteremedikleri için pek iyilikte kabul etmezler. Her koyun kendi bacağından asılır niyetinde ne etliye ne sütlüye karışırlar. ...