Sokak röportaj
Yeni denizden çıkmışsın, gün batmak üzere. Gideceğin bir sonraki yeri biliyorsun. Hafif bir esinti saçlarını havalandırıyor. Yaz aylarının 10/10 senaryosu.
Bozcaada da tam olarak her gün aynı senaryo. Bilenler bilir ada aşığı bir insan olduğumu kabul ediyorum. Bozkırından denizine her şeyi ile her mevsim ayrı bir duyguya ev sahipliği yaptığını söyleyebilirim. Kışları daha durağan olsa da Nisandan sonra; geldi bahar ayları gevşer gönül yayları kıvamına bürünür. Kalabalığına sevmesem de gülen bir çift suratlar, kimseyi umursamadan dans eden ve sokaklarda söylenen şarkılar insan ömrünü uzatmaya yeterli sebeplerden.
Yine bir akşam ada sokaklarında dolaşırken Mahallemizin Esrafindan Berfin Ertan'a rastladım. Karşımda başka bir ada aşığı duruyordu. Berfin; severek takip ettiğim, hayallerinin peşinden emin adımlarla ilerleyen genç yetenek. Arkadaşlarıyla tatile gelmiş. Oyununu izledikten sonra üzerine konuşma fırsatımız olmamıştı. Yakalamışken bırakır mıyım hiç. O sıra kenara cektim ben tabiki üst üste sorular soruyorum. Ben soruyorum o cevaplıyor. Dedim dur hemen seni bulmuşken ayaküstü bir röportaj yapalım. Sagolsun kırmadı ada sokaklarını dolaşırken keyifli bir sohbet geçirdik.
Evet sevgili okur ayaküstü yaptığımız bizce harika keyifli geçen sohbetimizi sizlerle buluşturmak istedim.
Vaktiniz olursa bence oyunu muhakkak izlemeye gidin.
Ve karşısınız da Mahallesimizin Eşrafı
Klasik bir başlangıç yapalım. Bize kendinden bahseder misin?
Türkiye’de sanat yapmak ve sanatçı olmak nasıl bir duygu? Sanat toplum için mi yoksa sanat için mi?
Tiyatro yaşantın nasıl başladı? İzlediğiniz bir oyunun mu yoksa bir oyuncunun etkisi oldu mu? Ya da bunların çok dışında bir şey mi sana ilham oldu
Genç yeteneklere bayılırım düzeltiyorum genç kadın yeteneklere ayrı bi bayılıyorum. Nasıl bir his sahnede olmak? Senin için sahneyi bana üç kelime anlatabilir misin
Senelerdir böyle ve ben bu durum beni cok üzüyor. Tiyatro neden sinema ve dizilerin gölgesinde kalıyor?
En sevdiğiniz oyunu ve tiyatrocuyu bizimle paylaşır mısın?
Seni böyle yoldan geçerken yakaladım zaman ayırdığın için çok teşekkür ediyorum. Son olarak eklemek ya da dikkat çekmek istediğin bir şey var mı?
"
Eve geldim ev boş, evin hissi boş evin sesi sanki yok. Varsa da duymuyorum yazıyorum resme bakıyorum müzik yok ben dans ediyorum. "
Oynadığın oyun yazdığın bir oyun. Yazmayı mı daha cok seviyorsun sahnede olmayı mi?
Oyunda söylediğin 'Her yerime domates fırlatılmış gibi hissediyorum' cümlesi beni çok aldı. Ve oyundan çıktıktan sonra defalarca içimden mırıldandım. Her yerime domates fırlatılmış gibi hissediyorum...
Yorumlar
Yorum Gönder